BEYMELEK&DEMRE | Beymelek Taş Evler 

Beymelek Taş Evler


BEYMELEK, DEMRE, LİKYA YOLU ve TAŞ EVLER

 

BEYMELEK TAŞ EV EVLER TANITIM FİLMİNİ İZLEMEK İÇİN T I K L A Y I N I Z

 

LİKYA YOLU ÜZERİNE GENEL BİLGİ

1-Uzun

Antik çağda;Fethiyeden başlayarak,Antalya yakınındaki Phaselisi içine alan, bugün Anadoluda adı Teke yarımadası olarak geçen bölgeye Lykia "ışık ülkesi" denilmekteydi.

5 bin yıllık eski bir ulaşım ve ticaret yolu olan Likya Yolu;Garanti Bankasının 1996 yılında ülkemizin sahip olduğu değerleri ortaya çıkarabilmek için proje yarışması düzenlemesi ve İngiliz uyruklu Kate Clowun sunduğu "Likya Yolu" projesinin birinci seçilmesiyle tekrar günümüze kazandırılmıştır.Toplam uzunluğu 509 kilometre olan bu yol 3 bölümden oluşur.

Kate Clow tarafından işaretlenen "Likya Yolu", Fethiye Ölüdenizden başlayarak Faralya köyü,Kelebekler Vadisi,Kabak koyu,Yedi Burunlar.Sdyma,Pınara,Letoon,Xanthos antik kentleri,ve Caretta  yumurtlama alanı olan Patara sahilinde  birinci bölümünü tamamlar.

Antiphellos(Kaş),Aperlai,Apollonia,Hoyran,Simena,Kekova,Andriake,Sura,Myra(Demre),Beymelek(Ission),Muskar,Alakilise,Belos ve Limyra(Finike) ise ikinci bölümdür.Likya uygarlığının ortası olan bu bölge; en çok tarihi eser ve  antik şehir kalıntısı görülebilecek parkurdur.Kaş an Demreye kadar olan yürüyüş rotasında,yol genellikle sahilden ilerler ve yürüyüşçüler Akdenizin tertemiz sularında serinleyebilirler.Yürüyüşçüler;Sura/Andriake kavşağından Andriakeye dönerek;halen kazı çalışmaları devam eden ve Likya müzesi kurulma projesi olan Antik Andriake Limanını,Demre ilçe merkezini ve Noel Baba Müzesini ziyaret edebilirler,Çayağzı Limanından tekneyle Kekova(Dolikhiste) adasını gezebilirler. Myra(Demre)-Limyra(Finike) arası ise 1800 metreye kadar çıkılan,kararlı bir yürüyüş gerektiren,Likya bölgesinin en izole ve tarihi eserleri en iyi korunmuş bölümüdür.Zirvede,Dünyada sadece Akdenizde yetişen ,Toros sedirlerini (Taurus Ceedar) görmek mümkündür.

Likya Yolu; Gelidonya Feneri,Adrasan ve yüzyıllardır sönmeyen ateşiyle Yanartaş,Olympos antik kentinden sonra Antalya yakınlarında Göynük yaylalarında son bulmaktadır.Bu yol uluslararası standartlarda işaretlenmiş olup her sene işaret ve yol temizliği bakımı yapılmaktadır.Üst üste kırmızı beyaz işaretler doğru rotayı gösterirken.2 kırmızı,2 beyaz işaretler kavşak noktalarını göstermektedir.

‘’Times’’ dergisine kapak olan Likya Yolu; Avrupadaki en uzun 4, dünyanında en güzel 10 yürüyüş rotasından biri olarak kabul edilmekte olup günümüzde yerli ve yabancı, doğa,tarih ve yürüyüş tutkunlarına inanılmaz güzellikler sunmaktadır.Uluslararası Likya Ultramarathonu da evsahipliği yapan yol;kimi zaman kıyı şeridinde,kimi zaman 1800 metre yükseklikte seyretmekte olup orta sertlikte,herkesin keyifli ve güvenli bir şekilde yürüyebileceği bir rotadır.Yürüyüş için;İlkbahar ve Sonbahar ayları en doğru zamanlardır.Ayrıca "Likya Yolu"nda yapılacak yürüyüş;Akdenize özgü olan,yarı göçebe yaşamlarıyla bilinen Yörükleri ve kültürlerini de  tanıma olanağı sağlamaktadır.

2-Kısaltılmış

Antik çağda;Fethiyeden başlayarak,Antalya yakınındaki Phaselisi içine alan, bugün Anadoluda adı Teke yarımadası olarak geçen bölgeye Lykia "ışık ülkesi" denilmekteydi. Antiphellos(Kaş), Aperlai, Apollonia, Hoyran, Simena, Kekova, Andriake, Sura,Myra(Demre), Beymelek(Ision), Yılanbaşı(ision), Karacaören, Günağı  antik yerleşimi, Muskar, Alakilise, Belos ve Limyra(Finike) antik şehirlerinin kurulduğu, Likya uygarlığının ortası olan bu bölge; en çok tarihi eser ve  antik şehir kalıntısı görülebilecek parkurdur.Kaş an Finikeye kadar olan bu yürüyüş rotasında, yol yer yer sahilden de ilerler ve yürüyüşçüler Akdenizin tertemiz sularında serinleyebilirler. 

Beymelek ve Taş Evler Üzerine

1-Antalya ile Fethiye arasında kalan, Teke yarımadası olarak adlandırılan coğrafya, Antik Likya Uygarlığının kurulduğu bölgedir. Antik Likyayı üç bölümde incelersek; Orta Likya ın en önemli yerleşimi Myra (günümüz ismi ile Demre) ve yakın çevresidir. Myra ın doğu girişinde bulunan dalyanın, kuzey yamacındaki antik yerleşime de İsion (Beymelek) denmektedir.

            Erken Cumhuriyet dönYapı tarzı olarak bölgenin karakteristiği; taştan örülmüş duvarlar, üzeri ahşapla kapatılıp, geren (killi toprak) yada beyaz toprakla örtülüp, silindirik taşla sıkıştırılmıştır. Taş evlerde planlama, inşaat malzemeleri, eski Likyanın yapı tarzına uygundur. (Özellikle tahıl ambarlarının yapı tarzı Likya mezarları (lahitler) ile benzerlik taşımaktadır) Yapılarda etraftaki antik kentlerden taşınan devşirme taşlarda azda olsa kullanılmıştır. Evlerin içi toprak, kireç, saman kullanılarak sıva yapılmıştır. Her evde ocaklık, odalarda ahşap raflar ve yüklükler bulunmakta, pencerelerde cam olmadığı için, ahşap kepenklerle kapatılmakta, önünde yine ahşap verandalar bulunmaktadır. Daha sonraları bazı çatılar kiremitle kaplanmış pencerelere cam takılmıştır.

         Beymelek taş evlerinin restarasyonu Kalkınma Bakanlığı Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı ve Beymelek Belediye Başkanlığınca yaptırılmıştır. Köy, Nisan 2013 itibariyle Likya yolu üzerinde, konaklama yeme içme ve doğa sporları alanında hizmet vermeye başlamıştır. 

2-GEÇMİŞTEN GELECEĞE MİRAS, BEYMELEK TAŞ EVLERİ PROJESİ

BEYMELEK BELEDİYESİ, Proje ortağı  DEMRE KAYMAKAMLIĞI, İştirakçi ortaklar TARİHİ KENTLER BELEDİYELER  BİRLİĞİ, ANTALYA DEVLET TİYATROSU,AKDENİZ BELEDİYELER BİRLİĞİ,TODOSK TOROSLAR DOĞA SPORLARI KULÜBÜ),DEMRE DENİZ TAŞIYICILAR KOOPERATİFİ,DEMRE ZİRAAT ODASI tarafından hazırlanıp,BATI AKDENİZ KALKINMA AJANSI ın mali desteği ile hayata geçirilmiştir.

 Anadolunun eski uygarlıklarından Likya ın bir kenti olan MÖ 250-200 yıllarında yapılan İSİON(Beymelek yerleşimi) ,Müllere göre, Kalenin yapımcıları Mısır Tanrılarına izafeten burayı Tanrıça İSİS yeri anlamında İSİON olarak adlandırmışlardır. İsion Kalesi kazı ve onarım çalışmaları Beymelek Belediyesi ve Antalya Valiliği İl Özel idaresi katkıları ile devam etmektedir.

Beymelek Taş Evleri, baharın üç mevsim, yazın bir mevsim yaşandığı, Akdenizin bağrındaki dalyan gölünün 2 km kuzeyinde Torosların eteğinde hoyratça ,özgürce uzanan gizli bahçede ,zeytin,harnup(keçiboynuzu),yaban armutu,palamut,pıynar ağaçları,begonvil  zakkum ve kır çiçeklerinden oluşan köy yerleşkesidir.

 Beymelek, tarihi 1530 lu yıllara dayanmaktadır. Kaş kazası kayıtlarına bakıldığında beymelik cemaati(topluluk, oymak) olarak karşımıza çıkmaktadır.

Beymelek adını Selçuklu emiri Beg melik(Sultanın oğlu)

 den aldığı anlaşılmaktadır.

Osmanlının son döneminde, Konya Karaman üzerinden Antalyaya gelen göçerler, buradaki nüfusun artması, otlakiye alanlarının yeterli olmaması nedeniyle, yayla yolundan Korkuteli üzerinden, bir kısmı Denizli, Aydın bölgesine, diğer gruplar Fethiyeye göçerler.

Burada da, mera alanlarını yeterli olmaması, çeşitli anlaşmazlıklar sonucu tebdili mekan (yer değiştirme) ederek Beymelek, Demre bögesine göç ederler.

1842 yıllarında İngiliz amiral Jeoloji ve Coğrafya uzmanı Thomas Spratt ve doğa bilimcisi profesör Edward Forbes,Beymelek İsion Kalesi ziyaretlerinde,yazılarında, etrafta sürülmüş toprak araziler ve birkaç kıl çadırdan bahsetmektedirler.Bugün yaşayan Beymelek halkının,göçerlikten yerleşik düzene geçişi bu yıllara dayanmaktadır.Yapı tarzı olarak bölgenin karakteristiği taş duvarlar örülmüş,üzeri ahşapla kapatılıp,geren(killi toprak) yada beyaz toprakla örtülüp,silindirik taşla sıkıştırılmıştır.Taş evlerde planlama,inşaat malzemeleri,Eski Likya ın yapı tarzına, Özellikle tahıl anbarlarının yapı tarzı,Likya mezarları(lahitler) ile benzerlik taşımakta,taş yapılarda, etraftaki antik kentlerden taşınan devşirme taşlarda azda olsa kullanılmıştır.

Evlerin içi toprak, kireç, saman kullanılarak sıva yapılmıştır. Her evde ocaklık(şömine),odalarda ahşap raflar ve yüklükler bulunmakta, pencerelerde cam olmadığı gibi ahşap kepenklerle kapatılmakta, önünde yine ahşap verandalar yapılmıştır. Daha sonraları yakın dönemde çatılar kiremitle kaplanmış, pencerelere cam takılmıştır.

 Osman Güngör (Beymelek Belediye Başkanı)

BEYMELEK TAŞ EVLER PROJESİ:

Beymelek Belediye Başkanlığınca hazırlanarak, Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı ve Beymelek Belediyesinin mali desteği ile 100-120 yıllık sivil mimari örneği taş yapılar(köy evleri) aslına uygun onarılarak, Nisan 2013 itibariyle ülke turizminin hizmetine sunulmuştur. Köy evlerindeki yapı tarzı, taş, toprak, saman, kireç karışımı sıva,ahşap olarak da sedir kerestesi kullanılmıştır.

Antalya, Demre(Orta Likyada) de faaliyete geçen evlerimiz, özellikle Likya yolu yürüyüşçüleri, Akdenizde dalış etkinlikleri, olta balıkçılığı, Myra, Kekova, Noel baba (Snt Nicolas) gezileri için idealdir. 

Alternatif Rotalar, Yörük Yolları

Fethiyeden Antalyaya Likya yolu çevresinde; sahil ve dağ yerleşimlerini birbirine bağlayan birçok patika vardır.

Antik Likya ın; ulaşım, ticaret, savunma amaçlı kullandığı yollar; daha sonraları bölgeye yerleşen Yörükler tarafından da göç, ulaşım ve ticater amaçlı olarak kullanılmıştır.Bu sebeple antik şehir ve yerleşimleri birbirine bağlayan yol ve patikaların izleri,günümüzde de canlıdır.Likya Yolu uzun mesafe yürüyüş rotası olması nedeniyle;antik şehirleri,yerleşimleri,tapınak ve kiliseleri birbirine bağlayan patikaları görmemekte ama  hemen yakınından geçmektedir.

Beymelek çevresi Rotaları

Myra-Kayaaltı-Kınık-Ision ve Taş Evler rotasında; halk arasında döşeme diye bilinen taş döşemeli yol görülmeye değerdir.

Beymelek Taş Evlerden sonra; Dalyan-Symbolon üzerinden devam edip Belen,Bonda üzerinden Limyra(Finike) ya ulaşan,imparator Claudiusa adanan anıtlı,taş duvarlı yol boy mutlaka yürünmelidir.

 Orta Likya Tarihi eser zenginliği ve Yürüyüşlerde denize girebilme şansı

En çok antik şehir ve tarihi eser, Orta Likyada Kaş-Finike arasındaki bölgede bulunmaktadır.Antik Likya ve Roma dönemi yerleşimleri,bu bölgede hem sahilde hem de dağlık alanlarda kurulmuştur.Böylece bu bölgedeki rotaları yürürken denize girip serinleme şansı da bulunmaktadır. 

 Sahiller ve Caretta lar

Demre,beymelek sahilleri;dünyanın eski yaşayan canlıları olan Caretta Caretta ların yumurtalarını bıraktıkları ince kumlu ve çakıllı Akdenizin en temiz sularındandır.

Kuş Gözlem Evi

Dalyan mevkiinde bulunan gözetleme evinde yöreye özgü kuşlar izlenebilmektedir. Özellikle Gün doğumu ve günbatımında Dalyan fotoğrafçılar için muhteşem renkler sunmaktadır.

Endemik Bitkiler ve Ağaçlar

Bölge, yöreye özgü asa yapımında kullanılan sandal ağaçları,keçi boynuzu ağaçları,zeytin ağaçları,yaban armudu,dağ çileği,bitkiler ve kır çiçekleri ile zengindir.Koruma altında olan ve dünyada sadece bu bölgede yetişen Toros Sedirleri de anıt ağaçlardır.

 SANAT EVİ

Konuklarımız için Taş Mektep Sanat Evi dehobilerine göre çalışma olanağı sağlanmaktadır. Konuklar;Sanat Evindeki sosyal aktivitelere de katılabilmektedir.

Kahvaltı, Akşam Yemeği, Menü

Geleneksel Yörük kahvaltısında; keçi peyniri, tereyağı, bölgede yetişen zeytin ve zeytinyağı mamulleri, keçi buynuzu pekmezi,tahin,el yapımı reçeller,çiçek balı ,el yapımı ekmekler,yufka çörek ,doğal olarak yetişen tavukların kümesinden alacağınız yumurtalar servis edilmektedir.

Beymelek Dalyanın karakteristiki mavi yengeç mutlaka tadılmalıdır. Yine olta balıkçılarımızın günlük getirdiği balıklar mevsimine göre çeşitlilik göstermektedir. Doğada yetişen köy ve peç kuşlarıda da menü de bulunmaktadır.

Yürüyüş yolu Üzerindeki Antik Şehirler, Yerleşimler üzerine Bilgi

1-BEYMELEK TAŞ EVLER : Taş Evlerin Bulunduğu Yukarı Beymelek, hem antik yerleşim hemde geleneksel Türk Yerleşimi kalıntıları ile dikkat çekmektedir.Kalkınma Bakanlığı ve Beymelek Belediyesinin alternatif turizmi destekleme projesi kapsamında “GEÇMİŞTEN GELECEĞE MİRAS BEYMELEK TAŞ EVLERİ” adıyla hayata geçirilmiştir. Taş evlerin restarosyonunda eski Likya ve sivil mimari örneği yörük yapı ve yaşam tarzı korunmuştur.  Köy, nisan 2013 itibariyle Likya yolu üzerinde, konaklama, yeme-içme ve doğa sporları alanında hizmet vermeye başlamıştır. 

2- BELOS (Bonda) : Antik şehirde, Roma ve erken Bizans dönemlerinden cadde, konutlar, Likya tipi lahit mezarlar, kilise, zeytin ve üzüm işlikleri mevcuttur.

3- KAKLIK ANTİK YERLEŞİMİ : Myra dan doğu istikametine giden yol Dalyan(Symbolon) ın doğu kıyısından zigzaglar çizerek Kaklık antik yerleşiminden geçerek Finike(Limyra) ye devam etmektedir. Bu yolda imparator Claudius onuruna yapılmış olan anıt günümüzdede görülebilmektedir.

4- İSİON KALESİ : Yukarı Beymelek Mevkiinde bulunan, adını Mısır Tanrıçası İSİS`ten alan İsion kalesi, M.Ö. 2. y.y.`da Myra`nın savunulması, yol ağının ve tarımsal üretim alanlarının korunması amacı ile kurulmuştur. Kuleler iyi korunmuş durumda olup, çevresinde bir çok kalıntı bulunmaktadır.

5- YILANBAŞI/PARTAESSOS(İSİON ANTİK ŞEHRİ) : Denizden 600 Mt. yükseklikte hilal biçimli bir tepe üzerine kurulmuş olup, klasik çağdan bizans dönemine kadar çeşitlenen, güney eteklerinde yoğun konut kalıntıları, 10 a yakın sarnıç, kale ve batı ucundada bir bizans kilisesi bulunmaktadır. Kuzeyindede 4 adet lahit mevcuttur.

6- GÜNAĞI KİLİSESİ/KARACAÖREN YERLEŞİMİ : Yılanbaşından 1 Km. kuzeyde Günağı diye adlandırılan yerde 3 nefli bir kilise bulunmaktadır. Kilisede insan yüzü betimlerinin bulunduğu fresk izleri, işlenmiş sütun başlıkları ve arşitrav blokları mevcuttur. 600 mt. kuzeydoğusunda karacaören yerleşim yerinde 20 kadar ev duvarları, 13 sarnıç, 5 adet sütun parçası, bir işlik yapısı ve ezme taşı bulunmaktadır. Bu yerleşim yeri Alakilisenin 2 Km. Doğu-Güneydoğusundadır.  

7- ALAKİLİSE/ZEYTİN : Başmelek Gabriel`e adanan kilise 6. y.y.`a tarihlenmektedir. Çevresinde 36 konut yapısı, her eve ait sarnıç ve işlikleriyle antik köy yerleşimi kalıntıları bulunmaktadır. Kilise Likya yolu üzerindedir. Zeytinde; Likya ve Roma döneminde tarımsal üretim yapılan yerleşkenin taş setleri günümüzdede kullanılmaktadır.

8- MUSKAR(TREBANDAİ) :  Demre(Myra) ve Myros çayına bakan dağların yamacında bulunan içinde kale, akropol ve kaya mezarları bulunan, surlarla çevrili, tarımsal alanları ve yolları korumaya yönelik kurulmuş olan geçmişte 300.000 kişinin yaşadığı söylenen bir çok irili ufaklı yerleşimden oluşan antik bölgedir.  

9- SION MANASTIRI : Çamdağı tepesindeki yekpare beyaz kireç taşından kesilmiş bir anakaya oyularak inşa edilmiştir. Monolithik kilisenin bulunduğu çamdağının eteğinde 20 civarında konut, sarnıçlar ve 2 işlik mevcuttur. sarnıçlardan birinde haç kabartması mevcuttur. Kutsal manastırda Sionlu Aziz Nicolaus, iki kardeşi ve oniki rahiple beraber yaşadığı tahmin edilmektedir. Manastırın kuzeydoğusunda, Karabel/Çağman anayolunun üzerinde büyük blok taşlarla inşa edilmiş olan, Asarcık kilisesi ve Karabel harabelerid görülmeye değerdir.

10- MYRA: M.Ö. 5. Y.Y.da kurulduğu düşünülen, Likya Uygarlığının 3 oy hakkına sahip 6 kentinden birisi olan Myra;denize ve ticari liman Andriake`ye bağlanan Myros çayının batısına, iç likyaya bağlantısı olan şimdiki Demre ovasındaki dağ yamaçlarına kurulmuştur. Orta Likya ın ticaret, savunma ve dini merkezi olarak en önemli antik kentidir.Likya klasik Çağ kültürünün, en önemli eserleri olan yamaçtaki kayalara oyulmuş kaya mezarları, ve anfi tiyatrosu ile ünlüdür. Günümüzde halen kazı çalışmaları Akdeniz Üniversitesi tarafından devam ettirilmektedir. Yıllık 500.000 ziyaretçi Myraya gelmektedir. 

11- NOEL BABA MÜZESİ : Demre şehir merkezinde bulunan kilise, bizans dönemi kilise mimarisinin en önemli örneklerindendir.Ününü, denizcilerin ve çocukların koruyucusu Aziz Nikolas`tan alan kilise ,eski çağlardan günümüze halen dini merkez olma özelliğini korumaktadır. Her yıl 600.00 kişi tarafından ziyaret edilmektedir. Aziz Nikolas`ın kemikleri 1087 yılında Bari`li tacirler tarafından kaçırılmış olsada mezarı halen ziyarete açıktır. Her yıl, Aziz Nikolas` ın ölüm yıldönümü olan 6 Aralıkta adına ayin düzenlenmektedir. Kilise`de restorasyon ve kazı çalışmaları aktif olarak devam etmektedir.

12- ANDRIAKE(ÇAYAĞZI) :St.Paulün de ziyaret ettiği, Myra`ya bağlı olan Orta Likya`nın en önemli doğal, ticari liman kentidir. Liman girişini daraltan kuzey ve güneydeki tepeler üzerine yapılan surlar iç limanın güvenliğini sağlamıştır. 8 bölümden oluşan Hadrian tahıl ambarları (Granaraium) yerleşimin en görkemli yapısıdır. Halen Akdeniz üniversitesi tarafından sürdürülen kazılar sonucu; akdeniz bölgesinin en eski tarihli yahudi tapınağı (sinegog), kiliseler, hamamlar, dükkan ve depolar gün ışığına çıkarılmıştır.  Granaraium`un ülkemizdeki ilk ve tek likya müzesine dönüştürme amaçlı restorasyon projesi halen sürmektedir. Andriake limanından kalkan teknelerle yıllık 500.000 kişi kekova bölgesini ziyaret etmektedir. 

13- SURA (SOURA) : Andriake in(Çayağzı)  sahilinin kuzeyinde bulunan vadinin yamacına kurulmuş olan Myranın hemen batısında yer alan Likya dönemi Apollon kehanet merkezidir. Çevresinde dağınık halde lahitler. ve aşağıda yer alan vadide Apollon tapınağı ile bir kilise bulunmaktadır. Demre-Kaş yolu üzerindedir. 

 14- GÜRSES : Myraya bağlı tipik bir likya kale yerleşimidir, Myranın 6 km. kuzeybatısında Demre- Kaş yolu üzerinde bulunmaktadır. Yerleşimde; sur duvarları, yapı kalıntıları ve lahitler görülebilmektedir.  

15- ISTLADA(KAPAKLI) : Orta Likyanın, geleneksel şifalı bitkisi, sepet yapımındada kullanılan, hayıt ağaçlarının yoğunluğu nedeniyle yerel dilde Hayıtlı olarakta bilinir. Likya yolunun üzerinde bulunan antik kent`te bir çok lahit vardır.  

16- HOYRAN : Demre - Kaş karayolunun güneyinde, Likya Yolunun geçtiği Istlada`nın kuzeyindeki Eseler dağının tepesinde kurulmuş olan etrafı surlarla çevrili bir bey kalesidir. Likya döneminden bizans dönemine kadar kalıntılar bulunmaktadır.  Antik kentin girişinde anıt mezarlar, kral mezarları ve lahitler mevcuttur. Kentin denize bakan kısmında bir çok yapı kalıntısı vardır, bu açıdan Andriake, Kekova, Simena, Üçağız, Istlada ve Akdeniz panoramik olarak kuşbakışı görülür. Antik şehirde 23 tane yazıtlı lahit ve bir çok üzüm/zeytinyağı işliği bulunmaktadır. Likya yoluna eski bir patikayla bağlanmaktadır.  

SONUÇ

Beymelek taş evlerinin restarasyonu Kalkınma Bakanlığı Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı ve Beymelek Belediye Başkanlığınca yaptırılmıştır. Köy, Nisan 2013 itibariyle Likya yolu üzerinde, konaklama yeme içme ve doğa sporları alanında hizmet vermeye başlamıştır.

Tüm doğa ve sporseverlerle köyümüzde buluşmak üzere…

 


AKTİVİTELER

Zeytin hasatı
BENİ EKLE

Beymelek Taş Evler

Kalkınma Bakanlığı ve Beymelek Belediyesinin alternatif turizmi destekleme projesi kapsamında “GEÇMİŞTEN GELECEĞE MİRAS BEYMELEK TAŞ EVLERİ” adıyla hayata geçirilmiştir